İçeriğe geç

Köpeğe çarpınca kim aranır ?

Köpeğe Çarpınca Kim Aranır?

Hayatın en zor anlarından birini yaşadım geçen hafta. Belki de bu yazıyı yazmamın tek sebebi, yaşadıklarımı kelimelere dökmek, hissettiklerimi anlamlandırmak, kendimi biraz olsun huzurlu hissetmekti. O gün her şey bir anda değişti. Bir köpek, bir anlık dikkatsizlik ve ardında kalan duygular… Kimse böyle bir şeyi yaşayamaz, düşünemez. Ama ben yaşadım.

O Anı Hatırlıyorum

Kayseri’nin karlı sokakları, şehri sevdiğim tek tarafıydı o gün. Gerçekten çok severim, kar yağarken sessizlik bir başka oluyor burada. Araba sürmek de, o sessizliği bozan en büyük şey. Hava soğuk, sokaklar neredeyse bomboş. O kadar sessizdi ki, arabanın motor sesi, önümdeki beyaz örtünün üstünde yankı yapıyordu. Sanki bir masaldan çıkmış gibiydi. Ama birden o masalın içine bir kabus girdi.

Aniden, yolun kenarındaki çimenlik alandan fırlayan bir köpek, arabanın önüne çıktı. “Tamam, her şey kontrol altında,” dedim kendi kendime. Biraz direksiyonu sağa kırıp fren yaptım. Ama işte o an, zaman bir saniyeye sıkıştı. Bir saniye yetti. O kadar kısa bir süre ki, ne olduğunun farkına bile varamadım. Sadece köpeğin gözlerindeki korkuyu gördüm, sonra ses…

Bir köpeğin “vız” diye sesini duymak, o kadar kısa bir anın içinde bir cana zarar vermek… O ses hala kulaklarımda. Her şey sanki donmuştu. Ne yapmam gerektiğini bilemedim. Hızla arabadan indim. Bir anlık dalgınlık, bir cana zarar vermek.

Kim Aranır?

Yolun kenarında, birkaç adım ötede, hafifçe baygın bir şekilde yatan o zavallı köpek, tüm dünyamı yıkmıştı. Kendimi, içimi boşalmış gibi hissettim. Her şey çok tuhaf, çok yabancıydı. Hiçbir şeyin doğru olmadığına emin oldum. Ama kimseye anlatabileceğim bir şey değildi bu. Ne diyecektim? “Bir köpeğe çarptım, şimdi ne yapmalıyım?” Ne garip bir his, çok garip.

Birçok insan gibi, çoğu zaman annemi arayabilirdim. Belki de onun sesi, o güven verici sesi, içinde kaybolduğum bu karmaşada beni biraz rahatlatırdı. Ama bu sefer, aradığım kişi annem değil, ona çok daha yakın biri oldu. O kadar yakın, o kadar fazla anlam taşıyan biri ki…

Beni en iyi anlayan kişi, yıllardır hayatımda olan, en çok güvendiğim dostum Erhan’dı. O an, sadece ona ihtiyaç duyduğumdu. “Erhan, bir köpeğe çarptım, ne yapacağımı bilmiyorum,” dedim telefonu açar açmaz. Sesimdeki titremeyi hissetti, zaten tanıyordu. Ama bu, bildiğimiz Erhan’ın tepkisi değildi.

“Durum ciddi mi?” diye sordu. Sadece cevap verdim: “Bilmiyorum, ama hayatta hiçbir şeyim bu kadar kötü hissettirmemişti.”

İkimizin Ortak Korkusu

Erhan, o an hayatımda duyduğum en soğukkanlı ve sakin sesiyle bana ne yapmam gerektiğini anlatmaya başladı. “Köpeği kontrole al, önce kendini kontrol et. Eğer hareket etmiyorsa, hemen bir veteriner çağır. Ondan sonra, olay yerini terk etme. Unutma, her şey çok hızlı gelişebilir.”

Ama bu sakinlik, tamamen mantıklıydı. İkimizin de korkusu vardı, ama ben aslında ne yapmam gerektiğini biliyordum. Bunu her zaman yaparız, öyle değil mi? En zor anlarda en çok güvenebileceğimiz kişi o anki duygumuzu bilen, aynı dertleri yaşayan, ya da yaşamış olan kişidir. Bizim dostluğumuz da, tam olarak bu yüzden güçlüydü.

Her Şey Değişti

Sonraki dakikalar, yavaşça geçmeye başladı. Erhan’ın önerdiği şekilde veterineri aradım. Neyse ki köpek iyiydi, sadece biraz şoka girmişti. Her şey zamanla düzelir diye düşündüm ama hala içimde o ses vardı. O ses, hayatımın en kötü hatırasını oluşturacak kadar korkunçtu.

Erhan’ın sesi telefonda hala çok soğukkanlıydı. “Bir şey yapman gerekirse, ben buradayım,” dedi. Ama ben, o an, gerçek anlamda yalnız olduğumu düşündüm. Bir cana zarar vermek, hayatımda asla istemediğim bir şeydi. Ama bu anı yaşadım. Şimdi, kendimi bir şekilde affetmem gerekecek.

Köpeği tekrar görmek istedim, ona iyi olduğunu söylemek, her şeyin normale döneceğine inanmak. Ama tabii, bu kadar basit değildi. Erhan, o zaman bana bir şey söyledi: “İçini boşuna yorma. Hatayı kabul et, ama öne bak. Her şey bir şekilde geçer.”

Hayatın Aksaklığı

O an fark ettim ki, hayat ne kadar aksak da olsa, insanlar, duyduğumuz sesler, ve çevremizdeki küçük varlıklar, bizi şekillendiriyor. Bazen sadece durup düşünmek gerekiyor. Ne hissettiğimiz, kimlerle paylaştığımız çok önemli.

Bir köpeğe çarptıktan sonra kim aranır? Bazen insan, yalnız kaldığında en yakınını aramak istiyor. Ama bazen de, bir insanın sesini duymak, onu gerçekten anlamak, her şeyden daha değerli olabiliyor.

Son Söz

Bir köpeğe çarpınca kim aranır? Bu soruya belki de en doğru cevabı verdim: En yakınını. Kimi insanlar için o “en yakın” kişi annedir, kimi içinse bir dost. Ama bir şey kesin: O an, o korkunç anı kimse tek başına atlatamaz. Benim de yalnız kalmama gerek yoktu, Erhan, ve diğer dostlarım vardı. O yüzden bu yazıyı, sadece yaşadığım bir olayı değil, bir farkındalığı paylaşmak için yazdım. Çünkü hayat, hiçbir zaman beklediğimiz gibi gitmez, ve bazen en zor anlarımızda, en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, gerçekten bizi anlayan birinin varlığıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş yapbetexper bahisTürkçe Forum